Sivrisinekler

Gece yarısı vızıltısıyla bizi uykumuzdan eden veya soktuktan sonra bizi kaşıntılar içinde bırakan sivrisineklerle o bilindik deneyimleri yaşamayanımız yoktur. Yaz aylarında bizi rahat bırakmayan bu canlılara biraz daha yakından bakmaya ne dersiniz? O halde aklımızdaki sorularla başlayalım:

1) Sivrisinekler Isırır mı Sokar mı?

Günlük hayatımızda sıklıkla “Sivrisinekler her tarafımı ısırmış/yemiş” gibi ifadeleri sıklıkla kullanırız. Ancak, halk arasında “sivrisinek ısırması” diye geçen bu yaygın kullanım gerçeği tam yansıtmamaktadır. Bilimsel ve elbette doğru olan tabir “sivrisinek sokması“dır. Neden böyle olduğunu yazımızın ilerleyen kısımlarında sivrisineklerin ağız yapısından bahsederken ele alacağız.

2) Sivrisinekler Bizi Neden Sokar?

“Tabii ki kanımızı emmek için!” diye yanıtlamak doğru bir cevap olmasına rağmen bu yanıt elbette merakımızı gidermeyecektir. O halde meselenin biraz derinine inmekte fayda var.

Aedes aegypti türü sivrisineklerin diğer hayvanların kanındansa insan kanını daha çok tercih ettikleri bilinen bir gerçek. Bunun sebebi, insan derisinin ve mikrobiyomunun, diğer omurgalılara kıyasla daha fazla laktik asit üretmesidir. Dahası, sadece dişi sivrisinekler bizleri sokar çünkü insan kanındaki proteinler dişi sivrisineklerin yumurtalarını beslemelerine yardımcı olmaktadır. Pek çok şey dişi sivrisineği insan tenine çekebilir. Bunlar arasında sıcaklık (kızılötesi ışık), ışık, ter, ten kokusu, laktik asit ve karbondioksit sayılabilir.

3) Sivrisinekler İnsan Terini Nasıl Algılar?

Sivrisinekler avlarına yaklaşmak için görsel ve ısısal sensörlerinin yanı sıra kimyasal sensörlerini de kullanmaktadırlar. Aedes aegypti türü sivrisineğin anteninde bulunan IR8a adlı bir protein derimizden terimiz vasıtasıyla çıkan laktik asidi algılamaktadır. Bu protein yapısı bir şekilde bozulduğunda ise kan emici sivrisinekler bizim insan olup olmadığımızı anlamada güçlük çekmektedir.

Böcekler omurgalılardan ayrı olarak koklama duyusu geliştirmişlerdir. Böcekler takımına ait olan ve oldukça karmaşık bir koklama duyusuna sahip olan sivrisinekler havadaki kimyasal bileşenleri saptamak için üç adet koku algılayıcı protein ailesinden faydalanmaktadırlar. IR8a molekülünün de dahil olduğu iyonotropik reseptörler adı verilen bu protein grubu diğer bileşenler arasında özellikle asitleri algılamada özelleşmiştir. Havadaki kimyasal bileşenlerin ne olduğu bilgisi, atmosfer sıcaklığı, nem ve yenilebilir bir nesnenin görüntüsü gibi hem ısısal hem görsel bilgiler -hepsi bir arada- sivrisineği avına doğru yönlendirmeye yardımcı olur. 

4) Sivrisinekler Kanımızı Nasıl Emer?

Dişi sivrisinek tenimize konduğunda proboscis (hortum) adlı iğnemsi ağzını derimizi delmek için kullanır. Proboscisin içinde ayrıca 6 adet daha iğne bulunmaktadır. Yaklaşık 30 milyon yıllık evrimsel geçmişe sahip olan bu kan emici böcekler damarımızı bulma konusunda deneyimli bir hemşirenin eline ancak su dökebilir çünkü elindeki şırıngasıyla tek seferde damarımızı bulmak zorunda olan hemşirenin aksine, bir sivrisinek bu iş için 6 adet iğnesini rastgele bir şekilde kullanmak durumundadır.

 

Her Hakkı Saklıdır . Clinic Îlaçlama

to top
Konuşmaya Başlayın
Yardım Edebilirmiyim?
Merhaba Nasıl Yardımcı Olabilirim ?